Çırê Musyon

19 Haziran 2013 Çarşamba

Savaşın mağdurları Kadınlar,




Savaş hali yaşayan ülkelerin en büyük magdurları kadınlar olmuştur.


Ancak muhafazakar toplumlarda yaşanan bu vakkaların büyük çoğunluğu kadın olması münasebetiyle, taşıdığı kaygılardan dolayı sessiz kalarak yaşamının geri kalan kısmını hergün aynı travmayı yaşayarak sürdüren yüzlerce hatta binlerce kadinin olduğunu biliyormuydunuz?

Eskiden siyasi kimlikli kadinlar bu tecavüz vakalarinin kurbani secilirken, son 30 yilda sehir,kasaba ve köylerde istisnasız bütün kürt kadınları devletin kolluk kuvvetlerinin hedefinde olmuşlardır.

Köy ve kasaba karakollarında sıkça yaşanan tecavüz ve zorla alıkoyma olaylarının büyük çoğunluğu bilinmemekle beraber, magdurlara yardım edecek ve yol gösterecek kişi, kurum ve kuruluşlarında uzun zaman bu olaylarda gereken duyarlılığı gösteremediklerinden , bu vaka'lar artarak günümüze kadar gelmiştir.

1984 ten bu yana ülkemizde yaşanan savaş ortamında binlerce kadınımız asker,polis ve korucuların tecavüzüne maruz kalmışlardır.

Yine toplu tecavüz olaylarından yargilanan, devletin Polis,asker ve brokratlarinin ancak basına yansiyanlarını ögrenebilmekteyiz.
Kürdistanda Jandarma,asker ve korucularin toplu tecavüzlerine ugrayan ve sürekli tecavüze maruz kalan binlerce kadın vardır. Bunlarin tesbitinide yapmak maalesef cok zordur.

Topluma peygamber ocağı diye yutturulan askerlik kurumu, üst rütbelisinden erine kadar yüzlerce tecavüz olayının failleri olarak bilinmektedirler.

Yine korucu artıklarının Kürdistanda görev yapan yüksek rütbeli subaylara kırsalda yaşayan kürt kadınlarını sunduklarını daha önceleri basına yansıyan kadarını duymuştuk.

Bugünkü radikal gazetesinde Yildirim Türker'in kaleme aldigi yazidanda 405 kişilik jandarma personelinin karıştığı suçtan'da anlaşıldığı gibi büyük bir tecavüz ordusuyla karşı karşıyayız.
1990 li yılların başında başta Şirnak olmak üzere Silopi ve Cizre gibi ilcelerde yogun tecavüz olaylarına karışan asker ve korucu çetelerine yönelik hukuki herhangi bir soruşturmaya  tanik bile olmadik..

1990 lı yıllardan bu yana binlerce Kürt kızı evlenme vaadiyle ya kandırılmış yada bu tecavüzcü sürüsü tarafindan kirletilerek terkedilmişlerdir.

Kürt halkını yerinden yurdundan sürüp, Türkiye ve Kürdistan metrepollerinde zor yasam koşullarını dayatan sistem, en büyük oyununu kadın ve çocuklar üzerinden sürdürerek,  toplumunun ana çekirdeği olan aile kurumunu dağıtarak kadini fuhusa ,çocukları ise kapkaç,hirsizlik ve uyuşturucu tuzakları içinde yok etmeyi amaçlamaktadır.
Asimilasyonun bir başka çeşidi toplumsal yozlugu,ahlaksizlığı güçsüz kürt toplumu üzerinde en adiyane bir biçimde sürdürerek,kürt toplumunun dinamiklerini sistematik bir şekilde yok etmeye çalışmaktadırlar.

Kürdistanda kadına yönelik bu uygulamalarla Kürt toplumunu kadın üzerinden vurarak teslim almak , ve kürt halkının haklı davasını geriletmek amaçlı eğemen sistemin  politik uygulamaları olduğu kesindir.

Geçmiş tarihimizdeki,1921 1925,1929 ve 1938 deki uygulamaların benzerini halen kürtler üzerinde uygulamaktadırlar..

Bingölde son yaşanan ve sosyal medya üzerinden büyük bir duyarlılığa konu olan olay sadece yaşanan binlerce vakalardan bir tanesidir.

Toplumsal duyarlılığın sosyal medya aracılığıyla dahada geliştiğini ve bu duyarlılık neticesinde yüzbinlerce kişiyi hemen harekete geçirebilen iletişim ağı neticesinde caydırıcı kamuoyu oluşturularak olayların üzerine gidilmesi ,suclulari korkuttuğu gibi işlenen bütün suclarında ortaya çıkarılması mümkün olacaktır.

Bu olayda gösterilen tepkiler sonucu harekete geçen sivil toplum kuruluşları,yine sosyal medya ağı üzerinden gösterilen tepkiler sonucu büyük bir kamuoyu oluştuğunu görmekteyiz.
Umarım adli merciler diğer tecavüz olaylarında görüldüğü gibi olayin üstünü uyduruk gerekçeler yaratarak kapatmazlar.

20.06.2013

Irfan KAYA-Almanya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder