Çırê Musyon

2 Ağustos 2013 Cuma

ROJAVADAKI KATLIAMLAR

Rojava'daki hızlı gelişmelere bakılırsa gecmişte söylenenlerin tersi bir durum ile karşı karşıya olduğumuz açıktır.

Bu duruma nasıl gelindi, kısaca irdelemekte yarar var.

 

 

PYD, Baas rejimi ile işbirliği neticesinde kendisine bırakılan yerlerde kontrolü sağlarken, kürt kamuoyuna sürekli şırınga misali zikredilen özgürlük meğer kocaman bir yalanmış.
 Özgürlük ancak belli bir statü elde edilince anlam kazanır, yoksa silahlı güçlerinle belli bir alanda kontrolü elinde tutarak denetimi sağlamakla olmuyor.

Peki bu nasil sağlanır?
Önce işgalci bütün güçleri ülkene ait topraklardan çıkaracak yerine kendi yönetimini kuracaksın.
Kontrol ve denetim tamamen elinde ise hızla kurumlaşarak,ayrıca halkın ihtiyaçlarının karşılayacaksın, sonrarasında üretim ilişkilerini oluşturarak ancak mümkündür.

Eski rejim ile anlaşarak Rojava’da bazi yerleşim alanlarında Kürdler üzerinde denetim kurmakla ve olmayan bir statü ile yalan üzerine kurgulanmış bir özgürleşme ile karşı karşıyayız.

Rojavaya ait bütün yerleşim yerlerinde eski rejimin yerleşik kurumları mevcut ise onları ele geçirip kendi kurumların olarak düzenlememiş isen, bu nasil özgürlük oluyor?

Son bir kaç aydır Kürt halkını özgürleşme yalanına inandırarak kazandıkları özgürlüğe selam durmaya cağıran PYD nin foyası, Türk yöneticilerle görüşmeleri sonucunda, sahte özgürlük nidaları meğer içi boş aldatmacadan öteye birşey değilmiş.


Hani özgürlesmişti Rojava?

Aylardır bunun propagandası yapılmıyormuydu?

El Kaide baglantılı El nusra şeytanları kürtlerin burnunun dibinde gizlenmiş, hergün bir katliam haberi ile sarsılıyoruz.
Rojavaya tam hakim iseniz nedir bu  katliamlar?

Haydi  çıkabilecekseniz çıkın işin içinden.


Sırtını sömürgeciye dayayarak, diğer Kürtlerin yurtsever kurumlarını düşman görerek onları bir takım tefrikalar neticesinde bertaraf ederek, varsa yoksa ben tek olacağım diyerek değil.

Bir yandan Suriye rejimini diğer yandanda Türkiye rejimi ile görüşerek ikili oynama hevesiniz Kürtleri hedef etmeye yetti arttı bile.

Bir taraftan eski rejim diğer taraftanda Türkiyenin desteklediği çetelerin saldırıları ile son günlerde sivil Kürtlere yönelik katliamlar başladı, adeta  Rojava Kürtlerine dünya dar edildi.

Tabiri caizse Rojavada dimyata pirinç ile giderken bu gidişle eldeki bulgurdanda olacağız.

Bağımsızlık veya federasyonu programiniza almadan asla inandırıcı olamayacaksınız.

Ayrica ortak amaca sahip bütün Kürtlerle bir araya gelmeden, ortak hareket etmek için bir konsensüse varmadan,hem kendinizi hemde Kürtleri heba edersiniz. Rojavada Türkiye destekli El kaide katliamlarına karşı Kürt ulusal güçleri birleşmelidirler.

Hicbir Kürt oluşumunun ben güçlüyüm ben tek yönetirim gibi bir yanlış içine düşmemesi gerekir.

Kürtler  acilen ulusal bir cephe oluşturmalı ve birlikte hareket etmelidirler.
Aksi halde kötü günler Rojava Kürtlerini bekliyor.

PYD de aklını başına devşirmeli diğer Kürt gruplarla ulusal bir politika izlemelidir.
Hatta gerekirse Güneyli Peşmerge güçleride Kürtleri korumak için Rojavaya girmelidir.




Savaşın ağır bedelini Kürdlere ödetirken, tek ses, tek güç olma hevesinden bir an önce vazgecmelidir. Kürdistanda aynı amaca kilitlenmiş bütün Kürtlerle ortak bir cephe açmalıdır.

Bir an önce sömürgeci siyasi ve istihbarat güçleri ile olan ilişkilerini sonlandırmalıdır.

Sömürgecisi ile siyasi işbirliği yapan hiçbir halk ve örgüt muktedir olamamıştır.

Irfan Kaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder