Çırê Musyon

24 Mayıs 2014 Cumartesi

KDP ve Barzani ne yapmalidir?

KDP ye ve Mesut Barzani ye karşı bir şer itifaki gelişiyor. Bunun ardında Türk istihbarat teşkilatı vardır. AKP Hükümeti hem Güneydeki federasyonla itifak hallindedir, hem de Öcalan aracilığıyla KDP ye karşı şer cephesi oluşturur ki; KDP ve Mesut Barzani kendilerine tam olarak teslim olsun ve Kürtler için ulusal taleplerden vaz geçsin. Öcalan ın bütün Kürtleri bir mimar mahareti ile Türkiye ye bağlama projesinin önündeki tek engel, sayın Mesut Barzani dir. Bize göre Barzani nin ve KDP nin yapacağı tek bir şey vardır: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a "kendi adamınıza sahip çıkın, bizim hükümetimize halkımıza karşı gelişebilecek en küçük bir saldırının muhatabı sizsiniz, " demelidir. Artık herkes biliyor, Imralı nın oluru olmadan Kandil veya PYD, KDP ye karşı bir aktivitede bulunamaz ve Mit müsteşarı Hakan Fidan ın oluru teşviki olmadan Öcalan KDP ye karşı bir şey yapamaz. KDP nin KCK ,PYD ve diğer ıvır zıvıra karşı bir şey yapması gerekmez, Tek yol, nazik bir uslup ile "adamınıza sahip çıkın " demelidirler. Bu pozisyonun aynısı geçmişte Almanya da yaşandı. 1993 yılından sonra Almanya ve Avrupa ülkelerinde Öcalan ın talimatları ile şiddet olayları sahnelendi. 

En son Alman dış işleri bakanı Klaus Kinkel Suriye ye bir nota verdi. İçeriği kısaca şöyleydi: 
"Bizim ülkemizdeki şiddet olaylarının kaynağı Suriyedir, bundan sonra olabilecek olaylardan sizin devletiniz sorumludur. " Bu notadan sonra; olaylar bıçakla kesilir gibi bitti. Bakalım KDP nin bu gücü ve aklı var mı?



Öcalan Suriye'de iken, Rıfat Esatla bacanak olan kuzeyli kürt Mervan Zirki tarafından kontrol edilmekteydi.

Suriye muhabaratının has adamı Zirki , Öcalan'a daha Suriye'de iken PYD yı kurdurmuş bir dönem Zirki'nin kendisi yapıyı yönetsede sonrasında Salih Müslim gibi bir itaatkarı bulmada gecikmediler.

Öcalan ve şurekasının bugün kuzeyde oynadığı rolün aynısını Suriye'de PYD vasıtasıyla ile oynamaktadır.

Suriye'de kendi denetimlerinde olan bölgelerde Esad'a karşı olan bütün muhalefeti, başta farklı Kürt gruplar olmak üzere hepsine şiddet uygulayarak,tutuklayarak yada göçerterek müsaade etmemektedir. Muhalifler kürt kantonu olarak bilinen yerlerde gösteri yapamazken ,Esad'a bağlı güçler PYD ile birlikte gösteriler yapabilmektedirler.
Özgürleştirdik dedikleri bu alanlarda işgalci ile el ele kol kola hareket edeceksin ben buraları özgürleştirdim diyeceksin. Deyim yerinde ise buna kargalar bile güler.

Birinci bölümde Irakta çok arzu edilen Türkmenlerle buluşma ABD isgali ile gerçekleşmeden bitmişti.

Ayni sahneler bu kez farklı figüranlarla tekerrür etmektedir.
Kabul eder veya etmezsiniz, bugün Kürdistanda tek ulusalcı güç Barzani ve KDP si olarak hali hazırda görülmektedir.
Kürt düşmanları bildik planlarını bu kez farklı Kürt grup ve partileri üzerinden denemek istemektedirler.

Son birkaç yılda parçalanmayla birlikte önemli ölçüde gücünü yitiren YNK bitmemek için bir bastona ihtiyacı vardır. Yine güçlenmek için Goran hareketininde bir bastona ihtiyacı olduğu kesindir. Bu baston görevini PKK yapmaktadır. PKK nin bu güçlerle geliştirdiği kirli ittifak tamamen Barzani ve KDP sine karşı bir ittifaktir. Suriye'dede ayni ittifak birlikte hareket etmektedir. Düşünün Güneyde hükümet ortağı olan bu güçler kendi iktidarlarını bile KDP ve Barzaniye karşı tehlikeye atarak, sömürgecilerle işbirliği yapmaktan çekinmemektedirler.

De Facto statüye sahip bir parçayı iç ihanetle yıkmaya çalışanlarda, yine Kürt parti ve gruplarıdır.
Esad'ın kontrolü ve bilgisi dahilindeki uyduruk ve geleceği belirsiz kantonlar, onlara göre kazanılmış ve BM lerce DE FACTO olarak kabul gören Kürdistan Federal bölgesinden daha önemlidir?
Kürtler kendi eliyle kendi devletlerini yıkmak için sömürgecilerle alenice işbirliği yapmaktadırlar.
Bunun lamı cimi yoktur.

Bu durumdan memnun olanlar kimdir?
Türkiye,Iran ,Esad ve Malikidir.
Tamamen bu güclerin çıkarına olan bu kirli ittifak, Barzani ve KDP sini geriletmek, gerkirse ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Son dönemlerde geliştirilen propagandalar boşuna olmazsa gerek!
Qadi Muhammed ve Molla Mustafa'ya kadar varan isbirlikcilik yaftasinin PKK tarafindan dillendirilmeside boşuna değildir.
Arkasındaki güçler ise bu sömürgeci güçlerin ta kendisidir.
Amed sokaklarında kabul edilemez o çirkin dövizlerile verilen mesajlar bu işbirliğinin açık tezahürüdür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder