Çırê Musyon

12 Mayıs 2015 Salı

Görevli Kürt entegrasyoncular !!

Kürtler nasıl entegre edildi.!!

Devletin Kürt potansiyelini entegre etmek için uzun yıllara yaydığı ve son 15 yılda buna hız verildiği gözlenmektedir. Kürtler eskiden Türk bayrağını, misak-i milli yi kabul etmiyorlardı. Kendi dillerinde eğitim görmek istiyorlar. Kürtler ,Türkiye cumhuriyeti ile bir çatışma ortamı içindeydi. Kürtlerde bu potansiyel her dönem icin mevcuttu..!

Devletin kendisi, yani polisi , Mit'i siyasetçisi ile Kürtleri entegre etmek mümkün değildi.
Cumhuriyet döneminin politikalari 70 yil kesintisiz bu tabaka tarafından uygulandı ve istenilen sonuç bir türlü alınamıyordu.
Bu kez Kürtlerin içinden devletle birlikte çalışacak bir Kürt tabakasını oluşturmak gerekiyordu.
Kürtlerden oluşturulan entegrasyon tabakası ilk Belediyeler ve Türkiye parlamentosu çatısı altında secilenlerden oluşturulmaya çalışıldı. Bu tabaka entegrasyonu tam başarmış değil, ancak büyük mesafe kat ettikleri görülmektedir... Bu yaklaşık 15 yıldır sürmektedir.,


Bakın neleri başardılar !

-Bundan 15 yıl önce hangi Kürt , Türk bayrağı bizimde bayrağımızdır! deseydi, büyük ihtimalle PKK dahil bütün Kürtler tarafından hain ilan edilirdi..
-Misak-i Milli sınırlarına kimseyi dokundurtmayız deseydi, bütün Kürtler tarafından yuhalanirdi..!
Fakat bugün Kürtler adına siyaset yapanların büyük çoğunluğu bunları dile getirdiğinde kitleler tarafından alkişlanmaktadır..
-Bizden olmazsa kimse Türk bayrağını orada dalgalandirmaz deseydi, kesinlikle bu kişi devletin çok önemli bir elemanı ,yada devletin MİT'i tarafından görevli biri olduğunu herkes söylerdi.....
-Misak-i milli sınırları bizim için kutsaldır, bunu biraz daha genisletelim denildiğinde, entegreyi özümsemiş bu kesimler tarafından alkışlarla karşılanmaktadır..

Demek ki! devlet entagrasyonda büyük mesafe kat etmiştir...
Bu entagrasyonu yaratan Kürt sınıfı ve tabakası oluşmuştur..
Bu tabakanın % 95'i ,bizim bugün söylediklerimizi en az bizim kadar iyi biliyor... Bu tabaka sadece ideolojik bir tabaka değil, ekonomik imtiyazlara kavuşturulmuş bir tabakadır..
-Manevi bir etkinlik ve payede bunlara verilmiştir..
Kimine bir kurumun ya yöneticiligi,kimi bir yerin başkanıdır veya müdürüdür.
Büyük bir gelirleride vardır...
Bunların ayrıca halk içinde  etkinliğide çoktur....
Dolayısıyla bunlar, silahların susması, insanların ölmemesi için bunları bile anlatmaları  iyidir..Bu tabaka bunu iyi görüyor.
En azından insanlar ölmüyor. Bunun kendileri tarfından kaynaklandığını söylüyorlar..



Her  ne kadar Türkiye cumhuru, kesin silah bırakmasalar olmaz diyorsada, Türkiye Cumhuriyetinin PKK yi silahsızlandırma politikası yoktur..
Erdoğan sikca diyor ya!
Suriye sorunu bizim sorunumuzdur diye!!
Devlet ortadoğuda mutlaka kendi elinin altında silahlı bir grubun bulunmasıni istiyor.. ,bu Türk devletinin politikasıdır...PKK yi silahsizlandırdınız mı kullanamazsınız...T.C bunu çok iyi biliyor. Tıpkı Suriye ve İran'ın PKK ile ilişkilerinin olduğu gibi..


Basında çıkan Öcalan,Kandil çelişkisi ile ilgili haberler tamamen bir aldatmacadır..
Kandil Öcalan çelişkisi!
Suriye,İran ve Türkiye çelişkisidir..
Öcalan Türkiyenin dediklerini yerine getiriyor.. Kandil ise İran ve Suriye nin dediklerini yerine getiriyor..
Hiç duydunuzmu, Kandil'in, öcalanı dışlayan bir açıklamasını!?
TC ne yapıyor!?
Parçalanmış bir örgütü istemiyor..Bunun içinde mümkün olduğunca Kandil ile Öcalan arasındaki ilişkiyi güçlendirerek yönlendirmek istiyor.


Entegrasyon legal zeminde güçlü biçimde sağlanmıştır. Dağ kadrosu ile imralı arasındaki bu bağı güçlü bir biçimde kurmak istiyor,,tamamen Öcalan'a bağlı olarak bunu pekiştirmek istiyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder