Çırê Musyon

9 Eylül 2016 Cuma

Sömürge ulusun ögretmenleri



Her sürgünün bir ancak benim onlarca hikayem vardir.
Meslek hayatimi hep sürgünler yasayarak gecirdim..Sadece 1990 ile 98 arasinda dört sürgün yasadim..
Ilk sürgünüm 1990 yiliydi...
Bingölde, o dönemde IHD ve HADEP'in ortaklasa düzenledikleri bir salon Newrozuna icabet etmistim..O gece benim disimda onlarca devlet memuru olmasina ragmen piyango sadece bana cikmisti..
Sürgün yerim ise Konyanin Cihanbeyli ilcesiydi..Biraz olsun yüregime su serpilmisti.Cünkü Cihanbeylide nüfusun % 50 niden fazlasinin Kürt oldugunu biliyordum..Ancak öyle bir devlettirki Cihanbeylinin en fasist Belediyelik olan bir Türkmen kasabasina tayin edilmistim.. Kasabanin 5 bin nüfusu vardi icinde ise üc tane ülkü ocagi subesi bulunuyordu..
Yani her mahallenin bir ülkü ocagi vardi..
Tam bir yil bu köyde kaldim bana sinif bile verilmedi..Günübirlik hakkimda raporlar ilce Milli Egitim ve Kaymakamliga gittigini yine bir ögretmen arkadastan duymus  hicte umursamadan gün boyu Ögretmenler odasinda zamanimi Kitap ve mecmualar okuyarak geciriyordum..
Hafta sonlarini iple cekiyor ,Cihanbeyli merkezde bulunan Kürtlerin  icinde soluk aliyordum..

O süre zarfinda birkac kez tayinimi tekrar Bingöle yapmak icin Ankaraya gitmistim..Ögretmen olarak degil düz memur olarak ancak tayinimi tekrar Bingöle almistim..Akabinde 3 ay sonra tekrar Ankaradan yeni bir kararname ile meslege gecis yapmistim...
Bu sevincimde ancak 6 ay sürdü, ardindan ikinci sürgünüm geldi..
Bu defada Denizlinin Mugla sinirindaki yeni ilcesi Beypazarin bir yörük köyüne sürgün edilmistim...
Ancak gitmeden önce Ankaraya ugramis, ilimiz vekili Haydar Baylasin yogun temaslari sonucu görev yerimi Izmir olarak degistirmistim..
Izmir en uzun süre kaldigim sürgün yerimdi..
Buradada sürekli gözetim altindaydim..
Zaman zaman sivil polisler okula kadar gelerek, eften püften gerekcelerle almak istedilersede, okul yöneticilerimin bana sahip cikmalari sonucu kisa gözaltilar sonucu birakiliyordum..

Basimdan gecen cok ilginc olayi anlatayim..
Ankarada HADEP kongresinde yasanan bayrak hadisesinden birgün sonra terörle mücadele ekibi beni okuldan almak istedi..
Hakkimda isnat edilen suc ise,güya bayragi  kongrede ben indirmisim..O hafta sonu Aliaga ögretmen evinde okul müdürüm ile o gün sans eseri birlikte oldugum icin, bu büyük tehlikeyi atlatmistim..
Birgün sonra Kemalist bir türk ulusalcisi olan müdürüm beni makamina cagirarak ,,bu durumu anlattiginda benden cok kendisi devletinin nasil bir ceberrut devlet oldugunu,, bu olayimdan dolayi kanaat getirmisti...
Gelen ekibe,
Insaf ya demis!
Gelenlere dün ben bu adamla iki saat ögretmenevinde beraberdim demis..
Memurumuz sürgün geldigini ilimize daha gelmeden, Milli Egitim Müdürlügüne cagrilarak memurumuz hakkinda bilgilendirildim..
Bahsettiginiz gibi bir fiili olsaydi ,sizden önce yetkilileri ben bilgilendirirdim demis..Ama bu adamin bu saatten sonra sussuz olduguna hakkinda isnat edilenlere artik bende inanmiyorum demis ve ekibi ikna ederek geri yollamis..

Anlasilan Kürt isen devlete zaten dogustan muhalifsin....
Neyse!

Bu sevincimde ancak 2,5 yil sürdü..
Sürekli sürgünlerle bu is olmaz diyen fasist devlet, beni ebedi sürgün olarak cezalandirarak yurtdisina cikmaya zorladi...Tam 18 yildir yurtdisinda sürgündeyim..

Kisa sürgün hayatimi yazmamin sebebi dün Bingölden aldigim haberlere göre 170 in üzerinde ögretmen görevinden alinmis...Hala alinacak ögretmenlerin oldugu söyletileride herkesin dilindeymis..

Ben bunu 26 yil önce yasamis bir emekci olarak, bütün meslek arkadaslarimin bugün icinde bulunduklari ruh hallerini cok iyi anliyorum..
Bu nedenle genc meslek arkadaslarima önce gecmis olsun dileklerimi iletiyorum..
Devletsiz halkin magdur cocuklari olarak gelecek hayatlarinizin bugünkü Türkiyede garanti altinda olmadiginida düsünüyorum..

Her ne kadar ajan ve muhbirlerin ihbarlari sonucu atildiginizi düsünüyorsanizda yaniliyorsunuz..
Devlet sizin güvenlik sorusturmalarinizi meslege girdikten sonraki calisma pratiklerinizden yola cikarak zaten hazirliyordu..
Cogunuzun bundan haberi bile oldugunu sanmiyorum..Sizin sicil dosyalarinizda mülki amirlerinizin tuttugu raporlarda bunlar mevcuttur..
Ayrica devletin aile gecmisinizden tutun cevrenizdeki iliskilerinizi sürekli mercek altinda tuttugunu bilmenizi isterim..

Evet,
devletsiz halkin magrur cocuklari..
Inaniyorumki cogunuzun illegalite ile hicbir iliskiside yoktur..Ama devletin Terörle mücadele dairesinde kirmizi kalemle isaretli dosyalarinda bu raporlariniz mevcuttur..
Bu raporlariniz ilerki yillarda cocuklarinizinda önüne cikacagi kesindir..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder