Çırê Musyon
11 Mayıs 2026 Pazartesi
Annem…Ben ona hep sinema tiplemelerindeki “Cesur Yürek” derdim. Çünkü o, hayatın en zor ve en karanlık zamanlarında bile çocuklarının arkasında dimdik duran, korkuya boyun eğmeyen gerçek bir savaşçıydı. Bizlere sadece yaşamayı değil; onurlu durmayı, haksızlık karşısında susmamayı ve ne olursa olsun birbirimize sahip çıkmayı öğretti.90’lı yılların acı, sancı ve baskıyla dolu günlerinde gösterdiği duruş, çevresindeki herkesin takdirini kazandı. Halk arasında “Militan Hacı” diye anılması boşuna değildi; o isim, onun cesaretinin ve direncinin simgesiydi. Evimiz defalarca polis baskınlarına uğradı, günlerce, haftalarca tutsak edildiğimiz zamanlar oldu. Ama annemin gözlerindeki o inanç ve metanet hiçbir zaman kaybolmadı.1996 yılında bu kez kendisi tutsak düştü. 300 kişi kapasiteli Bingöl Cezaevi’ne konuldu. Fakat onu seven halk, onu bir gün bile yalnız bırakmadı. Her hafta yüzlerce insanın ziyaretine gelmesi cezaevi yönetimini bile çaresiz bıraktı. Önce Diyarbakır’a, ardından Batman Cezaevi’ne sürgün edildi. Sekiz ay süren o ağır esaretin ardından özgürlüğüne kavuştu ama üzerindeki baskılar yıllarca dinmedi.1998’de bizler yurtdışına çıkınca, onun içinde büyüyen özlem artık dinmeyen bir yaraya dönüştü. Bizi görmek için defalarca gurbet yollarına düştü, her kavuşmada yüreği biraz olsun huzur buldu. Ama ayrılıklar, hasret ve yılların yükü o güçlü yüreğe ağır geldi. O cesur kalp, içindeki evlat özlemini 2018 yılına kadar taşıyabildi…Şimdi ebedi ziyaretgâhında huzur içinde uyuyor. Ardında ise unutulmayacak bir direniş, tarifsiz bir anne sevgisi ve dimdik bir onur bıraktı.Işıklar içinde uyu sinema tiplemelerindeki cesur yürek…Senin öğrettiğin cesaret ve dik duruş, yaşamımız boyunca yolumuzu aydınlatacak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder