Çırê Musyon

24 Ocak 2020 Cuma

Hêyrûn allê aya dayk


Rehmeta Vahab Efendî Musyunra lacê rehmeta Ewdi Efendî bi.
Ewdi Efendî Varard di yew merdimê êsayê bi.
Mîyan qomê xo de zaf xatir û qimetê wî estibî.

Ewdi Efendî ceneka ey werina dinyaya xo bedelnay bî, dima Az’ra Mircik honimîd zevciyabî.

Rehmeta Hecî Ewdi Coligid mal û milkê xo estibî.
Hema gonîyê xo de dikkanê bakaliyayî şugulnênî.
Zerrê çarşuyê Çoligid caw qîmetlîd bînê, yî hîrî kat estibî.

Waxt ma cahîlî de hîn bibî, pîr bibî, dikkanê xo qefelnay û dabî kîra.

Waxtog dikkan sugulnênî, lacê wî, rehmeta Vahab, rê rê onênî dikkan.

Vahab Efendî serê yî zaf gird bi.

Yew roj verî dikkanîd nişenû rue.
Yew Çoligij verî dikkanra vîyerenu.
Serê Vahab ginenu yî çima.

Onênu yew laco qicik serê kulsido ronişto; serê wî zaf girdu.

Dest xo serê Vahab ra carnenû û vûnu:

— Ez bena qirbon, aya daykê yê in serê vet! 😄



20 Ocak 2020 Pazartesi

Bir Sürgünün yasamindan kesitler (2)


1990 larin basiydi siddetin dorukta ve insan hak ve ihlalerinin yasadigi dönemlerdi.
Herkes kaygiliydi.
O dönemde bircok arkadas ve yakin cevremden insanlarin zarar görürüm diye bizlerden uzaklastigi dönemlerdi.
Zaten devletin istedigide buydu ya.
Sindirme ve yildirma hatta teslim alma yöntemleridir bütün bu uygulamalar.
Bereket,
o konuda yeterliligimiz oldugu icin pek zorlanmadik. Bu durum onlari dahada saldirganlastirdigi gibi bizide celiklestiriyordu.
Cünkü hedefte olan ailelerin basinda geliyorduk.
Bizim durumda olan ve cezaevinden cikmis issiz bosta gezen bircok arkadas ve agabeylerle zaman zaman bulusuyor sohbetler ediyorduk.
Burada Rahmetli Ismail Hakki Mütevelizadeyide anmadan gecemiyecegim. Bana ya Irfan sizlerde olmasaniz kimse yok kimlerle oturup konusacagiz diye sitemde bulunuyordu.
Cünkü kimse kalmamisti.Kos koca sehirde sadece bir kac kisiydik.
Bizler dagitilsak yada tutsak edilsek devlet rahatlayacak ve sehirde hersey istedikleri gibi olacak diye düsünüyordu.
Oysa siddeti red eden bizlerin yapabilecegi birseyde yoktu.
Niye bu kadar korkuluyor bizde bazen anlam veremiyorduk.
Bazende devlet böyle birsey olsa gerek diye hak verdigimizde oluyordu.
Neyse gelelim saadete,
Aylardan Ocak ayiydi kar firtina ve soguklar kasip kavuruyordu. Ailemize yönelik yeni bir konsept devreye sokulmustu. Emniyet kücügüm Orhan'i taninmis ailelerden (Bazencir) Yusuf adinda bir gence sahte itirafnameler imzalatilarak Orhan'i tutuklatmisti. Benimde etrafimda degisik tiplerin dolastigini zaman zaman yüz yüze geldigimizde yüzlerini saklayan ve ilk kez sehirde gördügüm kisiler tarafindan izlenmeye alinmistim. Bu durumu hemen fark edip rahmetli annemle Bingöl Cumhuriyet Bassavcisina cikarak tedbir alinmasi icin durumumuzu anlatmistik.Faili mechule gidebilirim diye.
Devleti en üst temsil ettigi söylenen ve Cumhurun her sehirdeki temsilcisi bize ufuk olamamisti. Aslinda iyi biriydi. Demokrat oldugu söyleniyordu. Bize benim bile can güvenligim yoktur. Ne malum benim korumam beni kapimin önünde vurmasin diyerek gücünün olmadigini yüzümüze söylemisti. Siz Vali'ye gidin sehrin asayisinden o sorumludur size ancak o yardimci olur diyerek bizi yolculadi.
Adliyeden cikip diger kapidan valilige gitmistik. Sekreter yakinimimiz oldugu icin vali geldiginde ilk iceri sizi alacagim demisti. 10 dakika sonra Vali A.Kadir Sari makamina geldi. Sekreter hemen bizi iceri aldi. Sekreterin annem tarafindan akrabamiz oldugunu devlet bilmiyordu. Vali hakkimizda herseyi bilen ve uygulayicisi olan konseptin basiydi. Hatta valinin cok derin biri olduguda söyleniyordu.
Baska caremizde yoktu ya durumumu valiye aktardim. Kardesimin tutuklandigini benimde rahatsiz edildigimi falan anlattiktan sonra,
vali basladi bize emir ve talimatlar yagdirmaya.
Sunuda belirteyim en kücügümüz Yildirim(Yilmaz) PKK nin dag kadrosundaydi. Getirin teslim edin, gidin radyodan cagri yapin falan filan derken annem yertinden bir simsek gibi valinin yüzüne carpti.
Annem direk valiye,
"ben dedim ki valinin yanina gideyim bize care olsun ben bilmedim ki meger vali diye bir baska polise gelmisim."
Annemin dedigi ne eksik nede fazla buydu.
Vali anneme kadin kadin ne dediginin farkindamisin?
Annem farkindayim polis bey diyince, vali seni iceri attiririm dedi, annemde bekledigin kabahat dedi ve bana hadi oglum cikalim dedi o esnada sabah programini sunan on'a yakin daire müdürleride bu sert tartismaya tanik olmustu.
Rahmetli M.Emin Bazencir Almanyada misafirim oldugu gün bu hadiseyi konusmustuk. Dedi ki haci annenin o kadar yaman oldugunu hic aklimdan bile gecirmemistim.O ne siddet o ne celal di. Ilk kez böyle bir kadinin bir devlet yetkilisine hemde en üst olanina bu sekilde mukavemet ettigine sahit oldum.
Disari ciktik.
Anneme benim Bingölde isimi bitirdin diye takildim. Annemde güya beni teselli ediyor. Olsun oglum. Serefimizden namusumuzdanda mi olalim. Ne gerekiyorsa onu yaptik.
Ben sürgünü beklemeye koyuldum bile. Aileme beni sizden koparip sürgüne yollayacaklar dedim,
Nitekim cok sürmedi bir hafta icinde sürgün kararim tarafima iletildi. Denizliden 150 km uzaklikta Mugla sinirinda daglik bir yörük köyüne tayinim cikti. Tabi ki gitmedim. Izmire tayinimi cikarmak icin tam 3 ay ugrastim. Rapor üzerine rapor aliyordum. Hatta gereksiz yere hastanede yatmak icin apandisimi bile aldirttim rapor almak icin. Nihayet sonunda Izmire tayinimi yapmistim. Nereye gidersem gideyim devlet ensemde. Orada da sürekli takipteydim. Zaten durumum tayin oldugum Okul Müdürüne coktan iletilmisti. Mayis ayinda giden birinin sürgün oldugu apacik belliydi.
3 yil Izmirde calistim. Bircok sey yasadim, uzun olur diye anlatmak istemiyorum, 1998 in Subat ayinda Yargitayca onaylanan cezamdan dolayi yurtdisina ciktim. Devletin bana en büyük iyiligi bir yil öncesinde aldigim "yesil pasaport" olmustu. Ucaga biner binmez solugu Almanyada almistim. 22. yil oldu.

12 Ocak 2020 Pazar

Şerwan Şex Seîd, Xêl Mêh Xûn (Ina kerdenê ma wa, ma hê vênên)


Qijê mehlê Musyun, vêr bêr Xel Mêh Xun ra, legên (paxir) desmac yi tiravên bên roşên û pê şin sinema.

Cênekê Xal Xel, Sakina Honim, pê hesiyena qicûn mehla legên tiravit.

Sakina Honim zuar nuna dadîyê qicon ser û vuna:

“Gera vera legên şima, her kî yew bar kolî mîr bîyar. Şima nîyar, ez gerê qicon şima huqmatid kena.”

Xal Xel na xeber eşnawên, şin kê ê qicun, dadî û babî yinra vunû:

“Sûc qicon çinû?

Qicun hol kerda cîr, helal weşî bî.”

Ina kerdenê mîna ez ha vênena.

“Kî çi fehla xirab bikêr, rob erê yena kî ver.”

Waxt cahîlê xwid mîz, yew Astuar tiravitîb.

Mi wahar Astuar zaf vistibî tengunê.

Homa zûn wahîr Astuar ci zot day mîr.

In zot ê merdimê qabul bîy.

Xal Xel vunû:

“Ma 1925 di, hadisê Şex Seid di, ma bibî mehqum.”

Embaz mi Hês û Yad begun bî. Qiyamra pê nizdê pênc ser ma sêr koyuna gêrênî.

Yew ruec ez oma dewê xo, Çirîs.

Yew gerê mi kerdibî, mifrêzê huqmat dormalê dew girotib.

Ez rema wa, mi dima eskerû gulê nê mina.

Yew gule ginab alişkê min het bînra wecîyabî.

Guên mira zaf rişyabî.

Ez xob xo fikirya wa: “In esker rêçê guên ra mi vênênî.”

Mi lingê xora sol xwî vet û bîn cênê xod tepîşt.

A guên rişyê zerê solûn mî; zerê sol mi bib pirrê guên.

Bîn dewê mad dere bibi, ez kota mîyan ê derî, sera ser ez rema wa.

Mi reçê xo kerdib vîn û ew qede ez xelîsya wa.

1930 di êf vecîya, dima ma bîy serbest.

Homa rehmê xwi Xal Hêlîlo ê merdiman verînanîr biker.

Irfan Kaya

2 Ocak 2020 Perşembe

Irfan KAYA, Mihraç URAL ve milliyetçilik


 

Bugün Ali DUMAN adlı Facebook kullanıcısının bir paylaşımına yaptığım yorumlarda Esad’ın statükocu rejiminin saflarında savaşan DHKP li Mihraç URAL‘ın bana cevaben yazdığı iki yorumunu siz değerli site okuyucularımız için paylaşma gereği duydum.

Mihrac Ural (Mir Ali): Tartışılan konular Kürd halkının özgürlük mücadelesine ne kadar katkı yapar bilmiyorum. Bildiğim tarihin derinliklerinden bu yana objektif verilerin oluşturduğu olgunluk düzeyinde ulusları ayağa kaldıran liderler halkın aldığı duruşla bu vasfı kazanırlar. Başkan Öcalan’la ortadoğuda 19 yıl boyunca bir aradaydık. FKBDC‘inden DBP‘nin (Devrimci Birlik platformu) oluşumuna kadar bir yandan Türkiye demokarsisi için diğer yandan bunun ayrılmaz bir parçası gördüğümüz Kürd halkının özgürlük mücadelesine Kürd ulusunun tarih sahnesinde haklı bağımsız yer alış mücadelesine kadar omuz omuza idik. Kendi adıma, Suriye orjinli bir devrimci olarak Başkan dahil Cemil Bayık, Murat Karayılan vd saygın PKK liderleri her türden ırkçılıktan milliyetçilikten uzak gerçek devrimci liderler olarak mücadeleye atılmış birer kahramandılar. Hala da öyle yollarına devam etmektedirler. Başkan Öcalan bu sürecin öncü lideri olarak en yakınında olan yoldaşlarına ve dostlarına ağır eleştiriler yaptığını bunun da sözlü olduğu kadar yazılı olduğunu biliyorum. Ama bu eleştiriler her zaman toparlayıcı örgütleyici kendini yenileştirici mesajlar olmuştur. Herkes bunu bu gönül rahatlığıyla da hazmetmiş faydalanmıştır.
Herkes bilmeli ki ve tarihe notum o ki, Kürd ulusu tarihinin yetiştirdiği gelmiş geçmiş en bilge insan, Tarih algıları, deney birikimleri, siyasil taktikleri ve startejik öngörüleriyle Kürdün en önde duranıdır. Esir düştüğünde, aldığı darbeyi göğüsleyip atak hamlesini yaparak 5 milyon oy sahibi yasal bir parti, 100 belediye başkanlığı, 67 milletvekili ve dev bir gerilla ordusu kuran etkisiyle o kayıtsız şartsız Kürdlerin en büyük lideri olduğunu göstermiştir. Ne bir aşerete dayanma nede bir zenginlik -feodal aileye yaslanmayan bu lider Kürdün makus kaderini de yenilgiye uğratmıştır. Bu lideren etrafında Kürd ulusu çok şey kazınır daha sıkı birlik Kürdleri en azından 21. yy da belli bir düzleme getirir ve 2500 yıllık başarısızlıklar tarihini başarılar tarihine dönüştürebilir derim.
Irfan Kaya: Sayın Ural,
siz Hatay`lı Arap orjinli bir Türk devrimcisi iken Suriye devleti adına savasmanız arap orjinli olmanızdan dolayı milliyetçilik olmuyorda,
Kürtler kendi ulusal mücadelelerini savunduklarında ise milliyetçi mi oluyorlar?
Kürtleri devlet olma fikrinden uzaklaştırmaya çalışan bir harekete devrimci diyorsunuz.
Peki Suriye adına mücadele ettiğiniz ve Suriye Arap Baas rejimini yaşatmak için verdiginiz mücadeenin adı ne oluyor?
Ruhen Kürt olupta Kürtlük aşkım yok diyen ÖCALAN’ı ise övüyorsunuz..Devlet gericidir zulüm için vardır diyenleride yere göğe sığdıramamışsınız..Peki siz şimdi bir statükocu devletin yaşaması ve varlığını devam etmesi için mücadele etmiyormusunuz?
Niye size iyi olan bize kötü olsun?
ÖCALAN‘la Suriyede birlikteydiniz aynı zamanda uzun süreli arkadaslığınızın olduğunuda biliyorum.Suriyen`in çıkarlarını en az sizin kadar Öcalan ve gruhununda savundugunu biliyoruz..
Bence siz kendi mücadelenizi veriniz..Bizim işimize karışmayınız..
Kürt ulusunun devrimcileride kendi gelecekleri hakkında karar versinler..Biz Kürtlerde su akar yolunu bulur misali yolumuzu bulacağımızdan eminim.
Mihrac Ural(Mir Ali):  Irfan Kaya ne bu şiddet bu celal diyerek sözlerime başlayacağım.
Öncelikle beni, siz değil ancak kendim tanımlarım. Bu minvalde ben Türkiye`li Suriye`li bir devrimciyim etnik hiç bir etki inançsal hiç bir etki altında olmadan baas milliyetçiliğini de eleştirerek Suriye’de kürd halkının haklarını sonuna kadar savunarak devrimci doğrularımın arkasında sömürgecilere ve teröristlere direniyorum. Ne Esad’ın ne Baasın nede herhangi bir Arap milliyetçiliğinin yanında duruşum yoktur olamaz da. Benim duruşum mozaik dokusuyla 7000 yıldır insanlığın önemli uygarlık katkılarını üreten Suriyeliliktir. Suriyeliğimde de asla şovenizim milliyetçilik ırkçılık yoktur olamaz da.
Ayrıca herkes bilmeli ki Kürd ulusal kurtuluş mücadelesinde asla müdahil ya da yönlendirici ya da hüküm kılıcı bir tasarrufum olmadı olamaz da. Ben bi durum tahlili yapıyorum benim görüşüm budur diyorum kimseye bunu dikte etmiyorum ki bena ” Bizim isimize karismayiniz” türünden zayıf insan imajıyla bana sesleniyorsunuz. Kürd halkı kendi kaderini kimse müdahıl olmadan tayin etmelidir nitekim kendi liderini de seçerken bize danışmadan Başkan Öcalan’ı seçmiştir. Biz sadece varolan durumu belirliyor yapıcı eleştirilerimiz olursa onları da esirgemiyoruz.
Kürdler kendi kaderlerini tayin ederken yapacakları tercihe hep saygılı olmak devrimci bir ilkedir. Ben de buna bağlıyım.Kürd halkının bir dostu olarak bundan daha ilerisine asla yönelmem.
Mukaveme Suriyyi örgütü bu ilkeleri benimseyen bir örgüt olarak Suriye anavatan savuması içinde yerini almakta ve en yakın gördüğü Kürd halkının askeri siyasi sosyal kurumlarıyla da dayanışma içinde olmaktadır. Beşşar Esad bu ülkenin direnen lideridir ve bizler bu direnişin içinde Beşşar Esad‘ın yanındayız. Kürdlerin en sadık dostlarının da bu kapsamda Suriye olduğunu ifade edeceğim,. Tüm bölge devletlerinin eli Kürd kanına bulaşmışken Suriye’de bir tek olumsuzluk bile olmamıştır. Kamışlı olayları (12 Mart 2004) Saddamcı yayılmacı, gabspçı milliyetçi Arap aşiretlerinyle Kürdlerin çatışması olarak gündeme geldi. 54 kişinin öldüğü bu çatışmalarda (30 u Kürd) Suriye ordusu barışı sağladı, Kürdleri korudu. Sonra gündeme gelen tüm lokal olaylarda Suriye yönetimi barışçıl diyalog yolunu tutu ve barışı esas aldı. En son 14 askerin katlinde bile dirayetli olan Suriye devleti diyalogu seçti ve karşı bir kıyıma girmedi. YPG yetkilileri de bunun bilinciyel Asayişten 3 şüpheli provokatörü tutuklayıp yargılamaya başladı. İki dost güç dayanışmayı esas aldılar. Halep’te ise devam eden YPG, Suriye ordusu ve yönetiminin dayanışması barışçıl bir dayanışma olarak sürmektedir. Umarım bu kadar açıklama yeter de artar
Mihraç URAL Kürt halkı kendisine lideri olarak Öcalanı seçmiştir diyor.
Mihraç URAL‘ın yorumlarındada görüldüğü gibi kendinden emin konuşarak YPG yi sadece rejim için güvenilir bir dayanışmacı dost parti olarak tanımlamaktadır.
Irfan KAYA
Mihraç Ural kimdir?:  Mihraç Ural ya da diğer bilinen ismiyle Ali Kayalı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi lideridir. Gençlik yıllarında THKP-C`de politik faaliyetler yürüttü.
Mahir Çayan’ın Kızıldere Olayı’nda öldürülmesinden sonra THKP-C’de bölünmeler yaşandı. Bu bölünme sonrası Ural THKP-C (Acilciler) kanadında yer aldı. Bir süre sonra lider konumuna seçilen Ural,  Acilcilerin ana omurgası olan Halkın Devrimci Öncüleri adlı oluşumu kurdu.

Mihraç Ural, yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğu Türkiye’den 1982’de Suriye’ye firar etti. Ertesi yıl Hafız Esad’ın kardeşi Cemil Esad’ın emriyle Suriye’de vatandaşlık belgesi aldı ve Lazkiye’ye yerleşti. Suriye’de kaldığı süre zarfında varlıklı biri haline gelen Ural, Hatay’ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere civar bölgelerdeki halkın Suriye hükümetine sempatisini sağlamak için çalışmalar yürüttü.
2012 başlarında mezhepsel taban üzerinde faaliyet gösteren “İskenderun Sancağının Kurtuluşu İçin Halk Cephesi – Suriye Direnişi” örgütünü faaliyete geçirdi. Aynı yıl, oğlu Bedrettin İbrahim Ural da Suriye Silahlı Kuvvetleri’nde teğmen rütbesiyle göreve başladı. Suriye İç Savaşı’nın sivil ayaklanma safhası döneminde Baniyas Kuşatması’nda hükümet karşıtlarına müdahalede eden grupların içerisinde yer aldı. Suriye İç Savaşı sırasında liderliğini yürüttüğü Suriye Direnişi ile birlikte 2014 Lazkiye Taarruzu’nda komutan olarak savaştı, Özgür Suriye Ordusu ile çatışmalara girdi.
3-4 Mayıs 2013’te Suriye’nin Tartus ilinde Sünnilerin yaşadığı el-Beyda ve Baniyas kasabalarında Suriye ordusu tarafından gerçekleştirilen ve çoğu çocuk ve kadın yüzlerce sivilin ölümü ile sonuçlanan katliamları bizzat yönetmekle suçlandı. 
Kaynak:  wikipedia

Darû (Dermûn) mi Faslê Spî


Ez zano ke zaf kes faslê spî ra hês keno. Faslê spî cuvîyayîşê mi rê zaf mûhîm o. In semed ra mi waşt ez binûsî.

Rêhmeta babî mi cahîlê xo di qeçax eskerî bi. 1961 di şibî esker. Waxtê ke şibî esker, ez 2 serebîya.

Rêhmeta dayî mi vatîni:

“A ser zimiston zaf vewr varêbî. To serd girotîb, ti bibî niweş. Adirê to zaf berz bibi, to hêvale vîyarnabî.”

Ma ti berd toxtor. Toxtor nêzdî 20 derzîn “Penîsîlîn” dabi to. Ê derzînû ew waxt Mehlad rêhmeta Sabrê Xun her roj amênî kê ma, danî tor.

Ti weş nîbi. Ma rêna ti berdi bî toxtor, honcî derzîn dabi to. Ti zaf bibî neçar.

Rêhmeta Sabr çerme tuê kerdin berz, derzîn bîn çermîra kerdin wuar. Rid niweşî ra halê to hîn çinêbi.

Her roj cenî mehla û şinasî amênî kê ma, niwêşîyê to pers kerdînî. Omîdê mi hîn nîmenî bî. Ma vatînî:

“Irfan eyr û siba hîn mireno.”

Dayk vatîn:

“Yew şev honcî cirun amêbî pîyeser.”

Züver ra rêhmeta ÊwdilKadir kê Awlê Mistûn û cênîyê ye xala Bes pîya amebî. Mehlad ew waxt hîri cenî namê yin Besî bi. In di cênî Sarconîc bî; yew ez a, bîn zî rêhmeta Besê Êwdilkadir bî.

Namê rêhmeta daykê mi zî Bes bî.

Êwdilkadir mi geno xo vera. Onenû ez ha lingan xo şunêno, cad fam keno ez ha yena xo ser.

Êwdilkadir dayê mi ra vano:

“Besê, to êyro çinê potû?”

Dayka mi vana:

“Êwdilkadir, mi Faslê spî potî.”

Êwdilkadir vano:

“Besê, binê Faslûn zerrê yew tasik û mîr biyar.”

Dayka mi tasê Faslûn, yew parçê nûn una duna Êwdilkadir.

Rêhmeta Êwdilkadir nûn ken hurdî û awê Faslûn miyan tîyodenû, u pê koçika nûn mi feka.

Rêhmeta Êwdilkadir vatînî:

“To a tasê Faslûn pîyor werd.”

Vatîn:

“Ez warişta pay mi. Ti Mînderig ez ser niştîba ro. Mi ti sêr mînderîd na ro û mi va: ‘Warzên wî.’”

Vûllay Irfon hîn nîmireno!

Homa rehmê xo cîr bikero.

Xal Êwdilkadir tim ez bidînî vatînî:

“Ero Irfan, mira nîbînî, ti gunî-gunî kiştinî. Derzînê toxtor ti weş nikerdi bi, mi ti pê Fasluna kerdibî weş.”

In semed ra ez Faslun zaf hês kena.

Zimiston, aşmêd en tay di rê kê ma Faslê pêşên. Rocek Faslê kê ma bipêş a, rocek ez ges ver bimirî, teberid tewe nîwena...