Benzer bir kimlik tartışması Karakeçili aşireti üzerinden yürütülmektedir. Türk resmî tarih anlatılarına göre Karakeçili aşireti, 12. yüzyılın başlarında Orta Asya’dan Anadolu’ya göç etmiş; Eskişehir, Bilecik ve Bursa çevresine yerleşmiştir. Ancak güncel sosyolojik veriler, bu bölgelerde Karakeçili kimliğiyle yaşayan belirgin bir topluluğun bulunmadığını göstermektedir.
Buna karşın Karakeçililerin önemli bir bölümü günümüzde Urfa ve çevresinde yaşamaktadır. Bu topluluk Kürtçe konuşmakta ve büyük ölçüde kendini Kürt kimliğiyle tanımlamaktadır. Etnik kimlik, yalnızca tarihsel köken iddialarıyla değil; dil, kültür, kolektif hafıza ve öz tanımlama üzerinden şekillenir. Bu açıdan bakıldığında, bir topluluğun tarihsel olarak “Türkmen” olarak sınıflandırılması, onun güncel kimlik aidiyetini otomatik olarak belirlememektedir.
Bu tartışmanın sembolik örneklerinden biri Kürt sanatçı Sivan Perwer’dir. Kürt toplumsal hafızasında açık biçimde Kürt kimliğiyle yer alan Perwer’in, devlet yetkilileri tarafından Karakeçili Türkmen kökeni üzerinden farklı bir etnik çerçeveye oturtulması, kimliklerin siyasal amaçlarla yeniden tanımlanmasına yönelik bir girişim olarak değerlendirilebilir. Bu tür müdahaleler, bireysel kimlikten ziyade kolektif aidiyetlerin dönüştürülmesine yönelik bir tarih ve kimlik mühendisliğine işaret etmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder